Kemer’de Gezilecek Yerler


Kemer’de Gezilecek Yerler yazısında, Antalya’nın doğal yürüyüş rotaları ve çevresindeki köyleriyle oldukça zengin bir gezi deneyimi sunan Kemer hakkında ihtiyacınız olan tüm bilgileri bulabilirsiniz. Kemer’e seyahat etmeyi planlıyorsanız bu yazıya mutlaka göz atın.


Akdeniz’in incisi Antalya’nın en popüler tatil beldelerinden biri olan Kemer, her yıl binlerce yerli ve yabancı turisti kendine hayran bırakıyor. Bu eşsiz beldeyi keşfetmek istiyorsanız hazırladığım rehbere mutlaka göz atmalısınız. Kemer’de gezilecek yerler denilince akla gelen en muazzam durakları senin için derledim. Yazı boyunca hem deniz keyfi yapabileceğiniz hem de antik kalıntılar arasında kaybolabileceğiniz en özel noktaları detaylıca anlatacağım. Beldenin saklı koylarını, yüksek dağlarını ve kültürel duraklarını öğrenmek istiyorsan okumaya devam etmelisin.

Tatil planı yaparken Kemer ve çevresinde gezilecek yerler listesini kabarık tutmalısın. Çünkü burası sadece deniz ve kumdan ibaret değil; aynı zamanda dağcılıktan kanyon yürüyüşlerine kadar pek çok farklı aktiviteye ev sahipliği yapıyor. Kemer çevresindeki milli parklar ile antik kentler, tarih meraklılarını adeta büyülüyor. Bakalım seni bu keyifli rotada neler bekliyor.

İçerik:

Phaselis Antik Kenti ve Koyları

Tarih kokan kalıntıları ve muhteşem denizi aynı anda görmek istiyorsan ilk durak olarak burayı seçmelisin. M.Ö. 7. yüzyılda Rodoslu kolonistler tarafından kurulan bu antik liman kenti, çam ağaçlarıyla çevrili üç farklı koya ev sahipliği yapıyor. Kentin kalıntıları arasında yürürken Roma hamamlarını, agorayı ve su kemerlerini yakından inceleyebilirsin. Bu etkileyici yapılar arasında adeta zaman yolculuğuna çıkacak ve geçmişin izlerini derinden hissedeceksin.

Yüzme molası vermek için kentin kuzey, güney veya orta limanlarını tercih edebilirsin. Sığ ve berrak sularda serinledikten sonra antik kalıntıların gölgesinde dinlenebilirsin. Gün batımına doğru liman bölgesinde yürüyüş yapmak ise tatilinin en unutulmaz anlarından biri haline gelecektir. Doğanın ve tarihin bu muazzam uyumu seni adeta büyüleyecek. Buraya geldiğinde fotoğraf makineni yanından ayırmamalısın.

Göynük Kanyonu

Macera dolu bir gün geçirmek ve doğanın kalbinde nefes almak istiyorsan burayı rotana mutlaka eklemelisin. Yüksek kayalıkların arasından akan coşkulu suları ve yeşilin her tonunu barındıran bitki örtüsüyle burası tam bir doğa harikasıdır. Kanyon içerisinde rehberli yürüyüş turlarına katılabilir ya da ekipman kiralayarak suyun üstünde heyecan dolu bir macera yaşayabilirsin.

Zorlu parkurları aşarken akarsuyun serinliğini derinden hissedecek ve günlük hayatın tüm stresini geride bırakacaksın. Çevredeki dinlenme alanlarında soluklanıp kuş sesleri eşliğinde huzurlu vakit geçirebilirsin. Özellikle sıcak yaz günlerinde serinlemek ve doğayla baş başa kalmak için burası eşsiz bir alternatiftir. Kanyonun muhteşem manzarası karşısında kahveni yudumlarken kendini çok daha dinç hissedeceksin.

Olympos Teleferik ve Tahtalı Dağı

Olympos Teleferik ve Tahtalı Dağı

Denizden gökyüzüne uzanan benzersiz bir yolculuk deneyimi yaşamak istiyorsan bu teleferik hattını mutlaka denemelisin. Kemer’e yakın bir konumda bulunan Tahtalı Dağı’nın 2365 metre yüksekliğindeki zirvesine kısa sürede ulaşabilirsin. Kabin hareket ettiği andan itibaren gözler önüne serilen çam ormanları ve masmavi deniz manzarası seni adeta büyüleyecektir. Zirveye vardığında ise Akdeniz‘in muazzam panorama görüntüsünü kuşbakışı izleme şansı yakalayacaksın.

Zirvede bulutların üzerinde yürüyormuş gibi hissedebilir ve profesyonel yamaç paraşütü faaliyetlerini inceleyebilirsin. Hava genellikle aşağıya göre daha serin olduğu için yanına mutlaka hafif bir mont veya hırka almalısın. Zirvedeki kafede sıcak bir içecek eşliğinde manzarayı seyretmek insanı bambaşka bir ruh haline sokuyor. Bu heyecan dolu deneyimi yaşamadan beldeden kesinlikle ayrılmamalısın.

Çıralı ve Yanartaş

Çıralı ve Yanartaş

Mitolojik hikayelere konu olan ve binlerce yıldır sönmeyen alevleriyle bilinen bu bölgeyi mutlaka ziyaret etmelisin. Çıralı’nın sakin ve doğallığını koruyan plajında denize girdikten sonra akşamüstü Yanartaş tırmanışına başlayabilirsin. Kayalıkların arasından sızan doğalgazın tutuşmasıyla oluşan bu sürekli alevler karanlık çöktüğünde muazzam bir görsel şölen sunar. Tırmanış için yanında mutlaka el feneri bulundurmalı ve rahat yürüyüş ayakkabıları tercih etmelisin.

Yanartaş çevresinde oturup mitolojik hikayeleri düşleyerek alevleri izlemek oldukça keyifli bir deneyimdir. Aşağıdaki Çıralı sahili ise caretta carettaların yumurtlama alanlarından biri olduğu için doğallığını titizlikle koruyor. Burada kalabalık ve gürültüden uzak, tamamen huzur dolu saatler geçirebilirsin. Sessizliği ve sakinliği sevenler için burası adeta saklı bir cennet niteliğindedir.

Olimpos Antik Kenti

Olimpos Antik Kenti

Çıralı’nın hemen güneyinde yer alan ve vadi boyunca saklanan bu antik kenti keşfetmek ruhuna çok iyi gelecektir. Ağaçların arasına gizlenmiş tarihi kalıntılar, Bizans ve Roma dönemine ait izler taşır. Vadiyi yürüyerek geçip denize ulaştığın noktada antik bir limanın kalıntılarıyla karşılaşacaksın. Tarih ile doğanın bu denli uyumlu buluştuğu başka bir yer bulmakta zorlanabilirsin.

Bölgenin bitki örtüsü o kadar gürdür ki kalıntılar kısmen sarmaşıklar ve ağaçlar altında kalmıştır. Bu durum ortama mistik ve macera dolu bir hava katıyor. Nehir kenarındaki ahşap köprülerden geçerek yürüyüş yaparken kendini adeta bir masal kahramanı gibi hissedeceksin. Deniz keyfiyle kültür turizmini birleştiren bu özel noktayı mutlaka görmelisin.

Ayışığı Parkı ve Plajı

Ayışığı Parkı ve Plajı

İlçe merkezine oldukça yakın konumda yer alan bu popüler sosyal yaşam alanı, günün her saati canlı ve hareketlidir. Çam ağaçlarının gölgelediği sahil şeridi ve kumlu plajı sayesinde hem aileler hem de gençler burayı sıklıkla tercih ediyor. Gündüz turkuaz renkli denizde yüzmenin tadını çıkarırken öğleden sonra park içerisindeki kafelerde dinlenebilirsin. Akşam saatlerinde ise sahil boyunca yürüyüş yapıp dalga seslerini dinleyebilirsin.

Parkın içerisinde yer alan dinlenme alanları ve sosyal tesisler tüm ihtiyaçlarını kolayca karşılamanı sağlar. Çocuklu aileler için güvenli sığ denizi ve oyun alanları sayesinde oldukça rahat bir ortam sunar. Merkezde kalıp aynı zamanda doğayla içermek istiyorsan burası en doğru tercihlerden biri olacaktır. Gün batımı saatlerinde burada çekileceğin fotoğraflar koleksiyonunun en güzel köşesinde yer alacaktır.

Beldibi Mağarası

Beldibi Mağarası

Tarih öncesi dönemlere ait izler barındıran ve arkeolojik açıdan büyük önem taşıyan bu mağarayı mutlaka listene eklemelisin. Deniz kenarında sarp kayalıklar üzerinde yer alan mağara, paleolitik ve mezolitik dönem insanlarının yaşam izlerini günümüze taşıyor. Mağaranın önündeki turkuaz renkli koy ise manzarasıyla insanı adeta büyülüyor. Tarih ve arkeoloji meraklıları için burası oldukça ilgi çekici bir duraktır.

Mağara çevresinde yapacağın yürüyüşler sırasında Akdeniz‘in muazzam maviliğini farklı bir açıdan seyredebilirsin. Yapılan kazılarda elde edilen bulgular bölgenin binlerce yıllık geçmişine ışık tutuyor. Doğal yapısıyla dikkat çeken bu noktada kısa bir mola verip bol bol hatıra fotoğrafı çekilebilirsin. Sessiz ve sakin yapısıyla keşfedilmeyi bekleyen gizli duraklardan biridir.

Üç Adalar

Üç Adalar

Dalış tutkunlarının dünya çapında rotalarına eklediği bu bölge su altı dünyasını keşfetmek için harika bir fırsattır. Tekirova açıklarında bulunan adalar çevresinde zengin bir balık popülasyonu ve su altı mağaraları yer alır. Profesyonel dalgıçlar eşliğinde düzenlenen turlara katılarak Akdeniz‘in berrak sularındaki bu renkli dünyaya yakından tanıklık edebilirsin. Su altı görüş mesafesinin yüksek olması burayı dalış için mükemmel kılmaktadır.

Dalış yapmayı tercih etmiyorsan günübirlik tekne turlarına katılarak adaların etrafındaki turkuaz sularda yüzme molaları verebilirsin. Teknenin güvertesinde güneşlenirken etraftaki nefis manzarayı seyretmek ruhunu dinlendirecektir. Deniz hayatına meraklıysan burası beklentilerini fazlasıyla karşılayacak nadide noktalardan biridir. Tatiline biraz macera katmak istiyorsan bu adaları rota dışı bırakmamalısın.

Alacasu Cennet Koyu

Alacasu Cennet Koyu

İsminin hakkını tam anlamıyla veren bu saklı koy, kalabalıktan kaçıp huzur arayanları bekliyor. Çam ağaçlarının denize kadar uzandığı bu noktada doğayla baş başa kalabilirsin. Genellikle kampçılar ve karavan sahipleri tarafından tercih edilen koy, sakin ve dalgasız deniziyle ziyaretçilerini kucaklar. Etrafta büyük tesisler bulunmadığı için giderken yiyecek ve içecek gibi temel ihtiyaçlarını yanında bulundurmalısın.

Denizin suyu son derece berrak olduğundan yüzerken etraftaki balıkları rahatlıkla görebilirsin. Ağaç gölgelerinde hamak kurup kitap okumak ya da sadece dalga seslerini dinlemek insana huzur verir. Şehrin karmaşasından uzaklaşıp kafanı dinlemek istiyorsan burası tam sana göre bir yerdir. Güneşin batışını bu koydan izlemek ise günün en keyifli kapanışını oluşturacaktır.

Folklorik Yörük Parkı

Folklorik Yörük Parkı

Yörenin geleneksel kültürünü ve geçmişteki yaşam tarzını yakından tanımak istiyorsan bu açık hava müzesini ziyaret etmelisin. Küçük bir yarımada üzerine kurdukları parkta, Yörük çadırlarını ve eski eşyaları sergiliyorlar. Ağaçik yollar boyunca yürürken geçmiş dönem insanlarının el sanatlarını ve zanaatlarını inceleme fırsatı bulabilirsin. Parkın konumu sayesinde çevredeki koyların manzarasını da rahatlıkla seyredebilirsin.

Ziyaretin sonunda geleneksel Yörük ayranı içerek serinler ve yöresel lezzetlerin tadına bakarsın. Açık havada yapılan bu kültürel gezinti tatiline farklı bir anlam katacaktır. Ailenle birlikte keyifli vakit geçirebileceğin nezih ve öğretici bir duraktır. Buradan ayrılmadan önce sevdiklerine el yapımı hediyelik eşyalardan satın alabilirsin.


Yukarıda Türkiye‘nin en özel noktalarından biri olan Kemer’de gezilecek yerler hakkında bilgileri mümkün olduğunca detaylı bir şekilde anlatmaya çalıştım. Yazıyı beğendiyseniz, aklınıza herhangi bir şey takıldıysa veya geri bildirim yapmak istiyorsanız lütfen aşağıdaki yorum kutusuna yazın ve bana gönderin.

*Bu yazıda verilen önerilerin hiçbiri reklam değildir.

Furkan Patan

Seyahat etmek, yeni yerler görmek, farklı kültürler ile etkileşimde bulunmak en büyük tutkum. Bu yüzden, havalimanlarını, otobüs terminallerini ve tren garlarını mesken edinmeyi seviyorum. Gördüğüm her yeni şehir ve kültür, benim için ufkumu açan yeni bir arkadaş demek.

İlgili Makaleler

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu