Saklıkent Kanyonu Gezi Rehberi
Saklıkent Kanyonu Gezi Rehberi yazısı, Türkiye’nin en popüler tatil destinasyonlarından biri olan Fethiye’ye çok yakın bir konumda bulunan Saklıkent Kanyonu için hazırlandı. Yazıda, bu eşsiz doğa harikası hakkında birçok bilgiyi bulabileceksiniz. Eğer Fethiye ve çevresinde bir tatil planlıyorsanız Saklıkent Kanyonu’nu mutlaka listenize ekleyin.
Saklıkent Kanyonu, Türkiye’nin güneybatısında yer alan Muğla ile Antalya ili sınırları arasında, Fethiye’ye yaklaşık 45 kilometre uzaklıkta konumlanmış bir doğa harikası. Toros Dağları’nın eteklerinde yer alan bu eşsiz yer, Eşen Çayı’nın oluşturduğu etkileyici bir jeolojik yarıkla şekillenmiş. Konumu gereği hem Akdeniz’in sıcak ikliminden hem de dağların serinliğinden beslenen kanyon, her mevsim başka bir güzelliğe bürünüyor.
Saklıkent Kanyonu, Fethiye’nin Seydikemer ilçesine bağlı ve ulaşımı oldukça kolay. Özellikle yaz aylarında Fethiye’den düzenlenen günübirlik turlar sayesinde bölgeye gitmek son derece pratik. Saklıkent’in konumu, onu sadece doğa severler için değil, fotoğrafçılar, trekking tutkunları ve serin bir kaçış arayan gezginler için de cazip bir rota haline getiriyor.
Kanyona özel araçla gitmek isterseniz, Fethiye’den çıkıp Eşen yönüne doğru devam eden yaklaşık bir saatlik keyifli bir yolculuk sizi bekliyor. Yol boyunca Akdeniz manzaraları, yeşillikler ve köy yaşamı size eşlik ediyor. Ayrıca dolmuşlarla da ulaşım mümkün. Yaz sezonunda Fethiye Otogarı’ndan kalkan Saklıkent minibüsleri sayesinde bölgeye ekonomik bir şekilde ulaşabilirsiniz.
İçerik:
- Saklıkent Kanyonu’nun Oluşumu
- Saklıkent Milli Parkı
- Kanyonda Ne Yapılır?
- Ziyaret İçin En Uygun Zaman
- Yanınıza Almanız Gerekenler
Saklıkent Kanyonu’nun Oluşumu

Saklıkent Kanyonu, doğanın milyonlarca yıl süren sabırlı çalışmasının büyüleyici güzellikteki sonuçlarından bir tanesi. Burası, yaklaşık 200 metre yüksekliğe varan sarp kayalıklar ve 18 kilometrelik uzunluğu ile Türkiye’nin en büyük, Avrupa’nın ise sayılı büyük kanyonları arasında yer alıyor.
Kanyonun bu etkileyici yapısı, karstik kayaçların zamanla Eşen Çayı tarafından aşındırılmasıyla oluşmuş. Özellikle kış ve ilkbahar aylarında akan yoğun su, kayaçlarda büyük yarıklar açarak bugünkü manzarayı meydana getirmiş.
Bu doğal oluşum, sadece görüntüsüyle değil, aynı zamanda içinden akan buz gibi suyu ve dar geçitleriyle de dikkat çekiyor. Bu yüzden kanyonun belirli bölümlerine ulaşmak, zaman zaman ciddi fiziksel çaba gerektiriyor. Su seviyesi bazı bölgelerde diz hizasını aşabiliyor, yürüyüş yapacakların uygun ayakkabı giymesi oldukça önemli.
Saklıkent Milli Parkı
Saklıkent Kanyonu, 1996 yılında milli park statüsüne kavuşarak koruma altına alınmış. Bu bölgede sadece kanyon değil, çevredeki doğa alanları, yürüyüş parkurları ve yaban hayatını da kapsıyor. Çünkü kanyon ve çevresinde Akdeniz bitki örtüsüne özgü birçok tür bulunuyor.
Milli park girişi ücretli ve ne yazıkki burada Müzekart geçerli değil. Bu arada; girişte yürüyüş için kiralık deniz ayakkabıları temin etme şansınız var. Yani ayakkabı unuttum diye üzülmeyin. Giriş saatleri ise yaz aylarında sabah 09:00’dan akşam 19:00’a kadar. Yoğun günlerde kalabalıktan etkilenmemek için sabah erken saatlerde gidilmesi tavsiye olunur.
Kanyonda Ne Yapılır?

Saklıkent Kanyonu’na geldiğinizde sizi kolay bir yürüyüş değil, adrenalin dolu pek çok farklı aktivite bekliyor. Çünkü kanyonda ilerlemek başlı başına adrenalin dolu bir deneyim. Suya girdikten sonra yaklaşık bir kilometrelik yürüyüş rotası boyunca kaygan taşlar, küçük şelaleler ve dar geçitlerden geçmeniz gerekiyor.
Bu yürüyüş hem fiziksel hem de zihinsel olarak sizi doğayla buluştururken bir yandan da zorluyor. Bazı bölümlerde su bel hizasına kadar çıkıyor ve ellerinizi kullanarak tırmanmanız gerekebiliyor. Bu yüzden eşyalarınızı su geçirmez bir çantada taşımanız kritik. Ayrıca yürüyüşü bir rehber eşliğinde yapmanız gerekiyor.
Saklıkent’te Kanyon yürüyüşü dışında da yapılacaklar var. Girişin bulunduğu alanda zipline, salıncak ve dere üzerinde rafting gibi daha eğlenceli aktiviteler yapılabilir. Özellikle genç gezginlerin favorisi olan bu etkinlikler, Saklıkent’i sadece doğa yürüyüşü değil, aynı zamanda bir eğlence destinasyonuna dönüştürüyor.
Ayrıca çevredeki restoranlarda taze alabalık, sac kavurma ya da gözleme eşliğinde lezzetli bir mola verebilirsiniz.
Ziyaret İçin En Uygun Zaman
Saklıkent Kanyonu’nu ziyaret etmek için en uygun dönem, Nisan sonundan Ekim ortasına kadar olan süreç. Ancak özellikle İlkbaharda kanyonun içinden akan su daha gür, bu da yürüyüşü biraz zorlaştırabilir. Ancak doğanın en canlı ve ferah hali bu dönemde kendini gösterir.
Yaz aylarında ise su seviyesi biraz düşüyor, yürüyüş daha kolay hale geliyor ama ziyaretçi sayısı da artıyor. Bu nedenle kalabalıktan kaçınmak isteyenler için sabah erken saatlerde gitmek ya da hafta içini tercih etmek en mantıklısı.
Sonbaharın başlarında ise kanyon farklı bir güzelliğe bürünüyor. Su serin, hava hafif serinlemeye başlıyor. Bu dönemde hem daha sakin bir atmosfer yakalayabilir hem de doğanın pastel renklerine tanıklık edebilirsiniz.
Kışın ise kanyonun yürüyüşe kapalı olduğunu hatırlatmak gerekiyor. Çünkü sel riski ve düşük sıcaklıklar nedeniyle bölge güvenlik gerekçesiyle ziyaretçilere kapatılıyor.
Yanınıza Almanız Gerekenler
Saklıkent Kanyonu’na yapacağınız geziyi daha konforlu ve güvenli hale getirmek için hazırlıklı olmanız gerekiyor. Öncelikle suya dayanıklı bir ayakkabı şart. Kaygan zemin ve keskin taşlar çıplak ayakla yürümeyi neredeyse imkansız hale getiriyor. Eğer yanınızda uygun bir ayakkabı yoksa, girişte kiralama imkanı var. Bunun dışında mayo veya yedek kıyafet bulundurmanız da önemli. Çünkü yürüyüş sırasında kesinlikle ıslanacaksınız.
Su geçirmez çanta ya da telefon kılıfı da kanyonun olmazsa olmazları arasında. Çünkü aniden yükselen sular ya da düşen damlalar, cihazlarınıza zarar verebilir. Güneş kremi, şapka ve bol su da Saklıkent Kanyonu’nda yapacağınız yürüyüş için gerekli. Her ne kadar kanyon içi serin olsa da giriş ve çevre alanlar güneş altında.
Yukarıda Türkiye‘nin en güzel seyahat destinasyonlarından biri olan Fethiye’nin hemen yanı başında bulunan Saklıkent Kanyonu hakkında bilgileri mümkün olduğunca detaylı bir şekilde anlatmaya çalıştım. İçeriği beğendiyseniz, aklınıza herhangi bir şey takıldıysa veya geri bildirim yapmak istiyorsanız lütfen aşağıdaki yorum kutusuna yazın ve bana gönderin.
*Bu yazıda verilen önerilerin hiçbiri reklam değildir.